19 mayıs kutlama

 
 
Barbaros Tantan
Bizi, bize bırakın yeter
21 Subat 2012, Salı  10:0 Karakter Boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto


 

Öyle bir süreçten geçiyoruz ki, ülkede gündem toz duman, ama yerelde de pek farklı değil. Hergün yeni bir proje duyuyorsunuz, ama içinde insan unsuru yok. O yüzden de, aklınıza gelen ilk sözcük, ‘’yeter, bizi bize bırakın’’ oluyor.

İstemez olduk artık büyük projeleri, çünkü o projeler (gerçekleşse bile) yaşam alanlarımızdan ve yaşam standartlarımızdan bir şeyler alıp götürüyor. Zaten önemli bir bölümü de proje aşamasında kalıp ‘’halkı kandırıcı’’ unsur olarak görüldüğü için, inanç mekanizmamızın sarsılmasına ve güven müessesesini sorgulamamıza neden oluyor. Kısacası, psikolojimizi de bozuyor…

Yeni duydum, yıllar önce sanayinin başkenti olacak denilerek güzelim kıyıları sanayiye bedelsiz tahsis edilen ve daha sonra ortaya çıkan kimyasal atıklar dolayısıyla yaşanır kent olmaktan çıkan Kocaeli, yeni projelerle daha bir yaşanmaz hale getirilmeye çalışılıyor adeta…

Bir iç deniz olan Marmara Denizi’nin en önemli kesimi diyebileceğimiz İzmit Körfezi’ni çevreleyen, sayıları her geçen gün artan ve daha da artması için girişimlerin yapıldığı limanların ıslahı edileceği söyleniyor.

‘’Duy da inanma’’ denilen cinsten açıklamalar bunlar…

Mevcut limanların durumu ve yenilerinin (liman kenti Kocaeli projeksiyonu kapsamında) yine kontrolsüz biçimde yapılacak olması, duyduğumuz bu ‘’ıslah edilme’’ meselesinin geçerliliği olmayan bir değerlendirme biçiminde algılanmasını sağlıyor.Aslında, İzmit Körfezi’ndeki limanlar bölgesi Karamürsel-Yalova arası olarak belirlenmişti yıllar önce. Ama, sonradan Kocaeli Serbest Bölgesi’nin de oluşumuyla, körfezin bu kıyılarının da limanlara ve tersanelere açılması uygun görüldü.

Mevcut limanların (fabrikalara ait) genişletilmesi projelerine hız kazandırıldı ve her tesis limanını genişletici çalışmalar başlattı. Bu çalışmalar kapsamında yasa gereği yapılan Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) toplantıları, yöre halkı ile sanayicileri ve diğer yetkilileri hep karşı karşıya getirdi.

Ama, İzmit Körfezi’ni doldurarak kazanılan yeni alanlarda liman genişletilmesi çalışmalarının önüne geçilemedi bir türlü.

Şimdi, ilgili ve yetkili kişiler, bu limanları ıslah edecek(miş), duyup da nasıl inanalım ?

Limanların ıslah edilmesini elbette destekleriz, ama nasıl olacak, nasıl ıslah edecekler ?

Mesela, Nuh Çimento Limanı’nın, Hereke sahilini yeniden halkın malı haline getirecek ıslah projesine açık olup olmadığını birilerinin söylemesi gerek.

Mesela Evyap Port Limanı, nasıl ıslah edilecek, o sahil, Anayasa’daki amir hüküm gereği nasıl yeniden halkın malı olacak ?

İlimizdeki limanların ıslahına yönelik bir dizi karar alan Vali Yardımcısı Dağıstan Kılıçaslan başkanlığındaki kurulda yer alan Bilim Sanayi ve Teknoloji İl Müdür Vekili İhsan Ertuğrul, Liman Başkanı İlker Tuncer, Doğu Marmara Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürü Faruk Töremiş, İl Özel İdare Daire Başkanı İrfan Çakmak, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Ercan Yazıcı, Kocaeli Defterdarı Süleyman Dal ve ilgili kurum temsilcileri bu soruların yanıtını verebilecek mi ?

Bu kişilerden oluşan kurul, ilimizdeki tüm limanların mastır planının çıkartılmasını, bazı limanların demiryoluna bağlantısının yapılmasını ve yine bazı limanların taşıdığı yükün (sıvı, kuru ve konteynır vb.)  ihtisasına göre limanların ihtisaslaştırılması yönünde karar almış.

Ayrıca, Liman Başkanlığı, Doğu Marmara Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğü, Kocaeli Büyükşehir, Kocaeli Defterdarlığı ve Marka’dan oluşan bir teknik komite kurulmasına karar vermiş.

Bence, alınan tüm bu kararlar, kentte, insan yaşamını gittikçe daha olanaksız kılan yeni bir dönemin başlangıcına işaret ediyor. Bu kararlar, ‘’Kocaeli’nin sahil kesiminin insansızlaştırılması operasyonu’’ndan başka bir şey değildir.

Dilovası’nı insansızlaştırma operasyonuna sesini çıkartmayan, sessizliğiyle adeta tam destek veren kent halkı, neden rantı bu kadar büyük olan ve kendisinin de nemalanma hesapları yapabileceği bu çaptaki projelere karşı dursun ki ?

O yüzden, ilgililere duyurulur, ‘’limanlar ıslah edilecek’’ demenize gerek yok. ‘’Kocaeli, her biçimiyle liman kenti yapılacak, kendinize sahil şeridinin çok uzağında yaşam alanı oluşturun’’ demeniz yeterli.

Ne de olsa ‘’emir demiri keser’’ değil mi ?

Ama, unutulmamalıdır, bu ülkenin ve bu kentin insanları bir süredir ‘’BOYUN EĞME’’ diyor. Bu kararlılık, liman kenti projesi için de geçerlidir.

Bu yüzden de diyorum ki;

Bizi, bize bırakın yeter…

 

(Sürecek)

 

Bu haber 87 kez okunmuştur.
 
Haber  Video Foto İlanlar
Yazarlar
add 19 mayıs
Üye Girişi
add 19 mayıs
Röportaj
Üstüne para verdiğimiz halde talep yok!
Video
REKLAM   l  İLETİŞİM   l   KÜNYE   l   GİZLİLİK İLKELERİ   l   RSS