19 mayıs kutlama

 
 
Levent Altun
Karayolu taşımacılığı soygunu!
22 Subat 2012, Çarşamba  10:28 Karakter Boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

 

Ben trenlerle yolculuk yapmayı çok severim.

En başta güven verir bana.

Hatalı sollamaya kurban gitme ihtimali demiryollarında, karayollarındakine göre binde bir oranında düşüktür.

Trafik karmaşası ve sıkışıklığı asla yoktur. Gideceği yol da bellidir, duracağı yol da. Oysa karayollarına artık arabalar sığmamaktadır neredeyse.

Büyük şehirlerde trafik sıkışıklığı ve kazalar artık işin içinden çıkılmaz bir hal almış ve çözüm bulunamamaktadır.

Her gün yeni yol ve toplu taşıma yöntemleri, bir çözüm girişimi olarak önümüze konulsa da, asıl çözümün çok önceden beri belli sebepler nedeniyle yapılmadığı ortadadır.

Yapılamadığı değil, yapılmadığı diye yazıyorum dikkat ederseniz. Çünkü Türkiye’ye çok yıllar öncesinden bu yana demiryolu yerine karayolu taşımacılığı tercih ettirilmiştir.

Bu tercih ettirilmenin ABD’nin Türkiye’ye yaptığı Marshall yardımının bir şartı olduğu çok sık anlatılmaktadır.

Türkiye’de karayolu taşımacılığının oranı yüzde 95’tir. ABD’de ise yüzde 43.

Elimde Doktor Ertuğrul Kafalı’nın bir raporu var. Atatürk zamanında 4075 kilometre demiryolu yapılmışken, sonraki 65 yıl boyunca yapılan demiryolunun toplamı sadece 1510 kilometre.

Bu da, gelmiş geçmiş hükümetlerin demiryolu yatırımlarına vermiş olduğu önemin bir göstergesi.

En son AKP hükümeti tarafından göstermelik olarak ortaya atılan ‘hızlı tren’ projesinin, çürük altyapı üzerine yapılmak istenmesi nedeniyle meydana gelen kazalar sonucu insanların kafasında demiryolu taşımacılığını güvensiz hale getirilmiştir.

Yeni hızlı tren çalışmaları olumlu bir gelişme olarak görülse de, vatandaşı mağdur etmeden yapılamaması bu işe gölge düşürüyor.

Türkiye’de her yıl 10 binin üzerinde insan trafik kazalarında yaşamını yitirirken, demiryolunda meydana gelen bir kaza bile, gündemde çok daha fazla bırakılıyor.

Taşımacılığını yüzde 95 oranında karayolu ile yapan ülkemizde trafik kazalarında 195 ülke arasında 12’inci sıradadır.

Trafik kazalarının 4 yıllık zararı 25 trilyondur.

Uzmanlar, ülkemizde yüzde 7’si trenle yapılan taşımacılığın eğer elektrikli trenle yüzde 30’a çıkarılması halinde yılda 36 milyar dolar tasarruf edileceğini belirtiyor.

Prof. Dr. İlyas Yılmazer’in, “Ankara-İstanbul arasındaki yolda yapılan 25 kilometrelik Bolu tüneline harcanan para ile, Ankara-İstanbul arasını 1,5 saate indirecek demiryolu yapılabilirdi. Ve bu demiryolunun tüm enerji ihtiyacı, Mudurnu çayından karşılanabilirdi” sözü, bu konuda içinde bulunduğumuz skandalın somut bir örneğidir.

Hadi demiryoluna önem vermiyoruz. Türkiye’nin üç tarafı denizlerle çevrili olmasına rağmen denizyolu taşımacılığımız da tam bir skandaldır.

Hem maliyet hem de kolaylık bakımından demiryolu ve denizyolu taşımacılığı bu ülke için en ideal bir ulaşım yöntemi iken, yüzde 95’inin karayolu taşımacılığı ile yapılıyor olması, resmen ürkütücüdür.

300 milyar dolar olan dünya deniz taşımacılığından, Yunanistan 60 milyar dolar pay alırken, bizim ise 2,5 milyar dolar dahi pay alamayışımız yöneticilerimizin ne tür bir baskı altında olduğunu gösteriyor.

ABD ve Avrupa ülkeleri sattıkları karayolu araçları ile bizi resmen soymaktadır. Ve işin üzücü yanı bu soygunun kendi yöneticilerimizin eliyle olmasıdır. 

Bu haber 81 kez okunmuştur.
 
Haber  Video Foto İlanlar
Yazarlar
add 19 mayıs
Üye Girişi
add 19 mayıs
Röportaj
Üstüne para verdiğimiz halde talep yok!
Video
REKLAM   l  İLETİŞİM   l   KÜNYE   l   GİZLİLİK İLKELERİ   l   RSS